7/24 TE KAYBOLAN ÇALIŞANLAR

7/24 TE KAYBOLAN ÇALIŞANLAR

Serkan 2-03-2022, 22:24 0 101 kez görüntülendi

Görünenin görünmeyenden istediği hızların içinde boğulmaya çoktan başladık. Ürettiğimiz teknolojilerle yarışır olduk.

Uzaktan kumandalı televizyonlarla başlayan, bilgisayar sistemleri, cep telefonu, tablet, akıllı araçlar vb....birçok teknolojik ürünlerle devam eden edecek olan çalışma hayatındaki hızlı maraton günden güne hızını her daim artıracaktır.

Haftalık 45 saat kuralı sadece ilgili kanunların ilgili maddelerinde yer almaktadır. Akıllı sistemlerin yer aldığı özellikle üst sekment ile alt sekmentin orta temsilcileri dediğimiz beyaz yakalıların 7/24=365 lik saatlik çalışmaları bile bazen yetersiz kalıyor.

Fazla mesai hakları, sosyal haklar, diğer haklar.....hepsi kaybolup gidiyor. Sanayi döneminde çalışan haklarının korunması ve savunulması amacı ile oluşturulan sendikalar dahi günümüzde önemini yitirmiş, amacından tamamen uzak noktada kalmıştır. Savunacak durumdan savunulacak konumuna geçmiştir.

Sanayi devrimi ile başlayan koruma kanunları zamanla bazı maddeleri güncellenmiş olsa da, çalışma hızının ve şeklinin değişmesine ayak uyduramadığı kesin. Eti senin kemiği de senin olsun dönemlerinin son şövalyeleri de bu duruma ayak uydurmakta zorlansa da konjöktörün içinde savrulup mecburen hizaya geliyor. Roller, modeller, patronlar....hızla değişiyor değişmek zorunda kalıyor.

Paranın hızlı kazanılıp, hızlı harcanmasını finansal formüllerle hayatımıza empoze eden liderler! yaşantımızın her ayrıntısına da dokunarak hızlı yaşayıp genç ölmemizi sağlıyorlar...Birşey değil, birçok şey bilecek şekilde iş dünyasına ve hayata bakmamız gerekli.

Hız ın ön planda yaşantımızda harcadığımız eforun elbette geri dönüşü olmayacak.

Peki nedir bunun sebebi?

Hiç düşünmeden yaşamak yada çok hızlı kararlar içinde yaşamak. Saat kadranının içine sığdırılmış hayatlarımızın keyfini dahi süremeden teknoloji akıntısının içinde kaybolup gidiyoruz. Patronların yerini sistemler almaya çoktan başladı. Dükkanlar, restoranlar, avm ler herşeyin online taşındığını bizzat yaşadığımız zaman dilimi...

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte muhataplarımızın çoğunluğu sanal alemde kalıyor. Sanal alemde tanışıp işlerimizin çoğunu hallederken sadece sesler muhatap oluyor.

Seslerin muhatap olduğu iletişim, yazıların muhatap olduğu iletişim, emojilerin muhatap olduğu iletişim modelleri çoktan face to face modelinin yerini aldılar. Sosyal alem bile kendi içinde ayrışıma çoktan geçti;

- Facebook = Cenaze Duyuruları (Emoji Dünyası)
- İnstagram = Düğün dernek (Emoji Dünyası)
- Twitter = Siyaset (Klavye Kahramanlığı)
- Linkdlin = İş Dünyası (Muhatap bile olma)

Örnekler her alanda çoğaltılabilir. Hızlandırılmış zaman ve mekanlar içinde yeri geliyor bayramlaşmaları dahi sosyal medya üzerinden toplu halde kutlayıp sonlandırabiliyoruz.

Yeni model iş hayatımızın getirdikleri sadece bunlar, yenilikleri açık olmakla beraber iş ve sosyal hayatımızı da ipotek altına alan, almaya çalışan işverenler oldukça fazla...

İş hayatında sağlanan teknolojik cihazlarla 7/24 her an telefon çalabilir, her an acil kodlu mailler düşebilir.

İşte tüm bunların getirisi 6 ayda bir dostlarla, akrabalarla bir araya gelmeye yeter baskısını da kafamıza yerleştiriyor.

Kanunların es geçtiği çok konulardan en önemlisi de aile hayatına çok deyinmeden iş çerçevesinde geçenleri ele almak. Yaşam sosyolojisi bunu tamamen ret ediyor ama gel gör ki içinde bulunduğumuz konjöktüre ya ayak uydur yada hayattan silin uyarısı ile yaşamak zorunda kalıyouz.

Sıcak temas her zaman daha samimi ve getirisi yüksektir.

Network kartvizit ile değil, sıcak temas ile kazanılır. Herkesin kafasının üstünde soru işareti, sırtında kocaman kamburla dolaştığı elektromanyetik alana dönen dünyamızda 5 dk lık görüşmeler yerlerini bir süre sonra sosyal medyalara bırakıyor.

Birçokları referans araştırmasını sosyal medya üzerinden çoktan yapıyor. En önemlisi de siyasi görüşü nedir? neler paylaşıyor? neleri seviyor/sevmiyor? vs...çoğaltılabilir

Bazen sıcak bir çau, sıcak bir sohbet ile iş görüşmeleri soğuk duvarları yıkabilir, sonuca daha rahat ve samimi gitmemizi sağlayabilir.

Bunlar beraberinde meslek hastalıklarını da elbette zamanla karşımıza çıkaracak. Bunlar neler mi?

- Manyetik zehirlenme
- Eklem rahatsızlıkları
- Teknoloji manyaklığı
- Ruh ve sinir rahatsızlıkları
- Beynin tembelleşmesi (belki de alzheimer)

Sona gelmeden, içerikleri yaşamanız dileğimle...

Teknolojiyi her zaman değil, gerektiği kadar, gerektiği yerde hayatımıza almamız yeterli olacaktır.

Saygı ve sevgilerimle...



Yorumlar (0)
Yorum Ekle
  • Okunamayan kodu yenilemek için resmin üstüne tıklayınız