Uzaklarda Kalan

Uzaklarda Kalan "İnsanlık"

Serkan 27-03-2019, 09:56 0 448 kez görüntülendi

İnsanlık namına çok ilerledik. Öyle ilerledik ki, 400 km hızla giden bir aracın ilerlemesi gibi, dikiz aynasına bakmaya vakit bile bulamaz, bulsak ta göremez, görmeye fırsat olsa da ne olduğunu anlamaya çalışmak bile görünmez oldu. Hayatımızın akışında oldular -/+ yönleriyle çoğalıp dururlar. Biz bunu farketmeyiz bile. Hayatımızı bu süratle devam ettirirken küçük bir kontrol kaybı geri dönülmez kapanmaz sonuçlara yer açar. Seyir hali hızlı iken yanımızdakini dahi dinleme fırsatımız olmaz yada o fırsatı ona tanımayız. Kendi dünyamızda yaşamaktan çok memnunuz. İç dünyamızda kaybolmak beraberinde herşeyde sahteliğe imza atmamıza neden oldu. Menfaatimiz bittiği yerde, kustuğumuz nefretin içinde boğulup gidiyoruz.

Kırılma noktasını nerede yaşıyoruz belli değil. Yaşamamız için koskaca kainat dizayn edilmiş; fakat bu koskoca alanı öyle daraltmışız ki, ne yaşanacak bir alan, ne de düşünme ufkumuzu açacak bülbül sesleri kalmış.

Süresi bile belli olmayan hayatın akışında, bir rüzgara kapılmış, rotaya bakmadan, gözlerimiz kapalı, ne yaptığımızı bilmeden kâh o tarafa, kâh bu tarafa savrulup gidiyoruz. Her tarafa çiviler çakarak, emareler bırakarak. Kimse minareye kaynak yapmak için yaratılmadı; ama kaynakçı olmak için yarışıyoruz. Kendi tanımımızı anlamadan, kendimizi tanıyamadan yaşam hikayelerine imza atmaya kalkıyoruz. Sonu olmayan emareler. Yaratılış gayemiz uzaklığının farkında bile değiliz. İnsancıl dokunuşları unutur olduk. Kendimizle yozlaşma içinde kaldığımız yaşam döngümüz...

Farkında olmadan yok edici bir hırsın kabuğunda sıkışıp kalan ruhlarımız, duygularımız, zihinlerimiz....kabuğu kırıp çıkmak istese dahi müsaade etmiyoruz.

Kendin ol, kendin. İçinden geldiği gibi yaşa, başkasının istediği gibi değil, başkasının yararına göre değil. Öyle ol ki, ceviz ağacı gibi kimse farkında olmasın. Meyvelerinden herkes faydalansın. Hatalarını, acaba ne derler için değil, benim sahibim olan Allah ne der? diye cevabını ara.

İnsanlık = Elinden Tutmak, ne anlarız bu bütünden, görünmez/görmez olduk. Hakaretler, kalp kırmalar, tahammülsüzlükler, sabırsızlıklar, bağırmalar, haykırmalar......bu işin sonunda "hayırdır" demezler mi? Elbette derler/diyecekler, cevap olarak "aaa yalan dünya" evet yalan dünya. Elbette ibreti alem olacak kul Ahmetin ceketi. Kendimizi bildik bileli tükettik koca dünyayı, ne için? hiç uğruna. Beyinlerimize kiletleri vurup, açılmaması için anahtarlarını derin kuyulara atmışız. Bazen açılması gerekir, anahtarını biz dahi bulamayız. Çoğu zaman çilingirler dahi çare olamıyor, muhtemelen olamayacaklar.

Çok yakında "İnsanlık kaybolmuştur, görenlerin, duyanların, bilenlerin insanlık namına kendine haber vermesi önemle rica olunur"

At gözlüklerimizle yaşamayı severiz. Bana dokunmayan yılan hikayesi biz insanlar için çok güzel bir tanım olmuş. Ne diyordu rahmetli Barış Manço abimiz;

Komşunun tavuğu komşuya gaz görünür dersek,
Kaz gelen yerden tavuğu esirgemez isek
Bu kafayla bir baltaya sap olamayız ama
Gün gelir sapın ucuna oluruz kazma




Yorumlar (0)
Yorum Ekle
  • Okunamayan kodu yenilemek için resmin üstüne tıklayınız